Filistin Dışişleri ve Diaspora Bakanlığı, ABD yönetiminin Filistin Ulusal Otoritesi yetkilileri ile Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) üyelerine yönelik giriş vizesi kısıtlamalarını uzatma kararını reddettiğini açıkladı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, kararın güvenin yeniden tesis edilmesi, Filistin-ABD ilişkilerinin geliştirilmesi ve bölgede barış ile istikrar için gerekli siyasi ortamın oluşturulmasına yönelik çabalarla bağdaşmadığı belirtildi.
Açıklamada, Filistin halkının temsilcisi olarak tanımlanan FKÖ ile Filistin Ulusal Otoritesi’nin barışa, uluslararası meşruiyet kararlarına, Haziran 1967 sınırları temelinde iki devletli çözüme ve İsrail ile güvenlik ve barış içinde bir arada yaşamaya bağlı olduğu ifade edildi. Filistin tarafının şiddet ve terörizmi reddettiği, anlaşmazlıkların çözümünde uluslararası hukuk ve uluslararası meşruiyete bağlılığını sürdürdüğü kaydedildi.
Filistin Dışişleri ve Diaspora Bakanlığı, Filistin’in Birleşmiş Milletler, Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurmasının barışı baltalayan bir eylem olduğu yönündeki iddiayı reddetti.
Açıklamada, uluslararası kurumlara ve uluslararası hukuka başvurmanın Filistin’in meşru hakkı ve Filistin halkının haklarını korumak için barışçıl ve hukuki bir araç olduğu savunuldu. İşgal, yerleşim, ilhak, tehcir ve yerleşimci şiddetinin ise iki devletli çözüm ve barış fırsatları açısından tehdit oluşturduğu ifade edildi.
Bakanlık ayrıca, Filistin Devleti’nin uluslararası tanınmasının müzakerelerin alternatifi olmadığını, bunun Filistin halkının kendi kaderini tayin etme ve bağımsız devlet kurma hakkının tanınması anlamına geldiğini belirtti.
Açıklamada, ABD yönetiminin Filistin Devleti tarafından yürütülen reformları göz ardı ettiği ifade edilerek, Ulusal Reform Programı’nın mali, idari, eğitim ve hukuki alanlarda şeffaf ve doğrulanabilir mekanizmalar doğrultusunda uygulandığı belirtildi.
Filistin Dışişleri ve Diaspora Bakanlığı, ABD yönetimine reformları siyasi iddialar yerine gerçekler ve mesleki raporlar temelinde değerlendirme çağrısında bulundu.
Bakanlık, Filistinli yetkililere yönelik cezalandırıcı önlemler ve kısıtlamaların barışı güçlendirmeye veya şiddeti önlemeye katkı sağlamadığını, aksine siyasi çözüme bağlı Filistinli aktörleri zayıflattığını savundu.
Filistin Devleti, heyetinin Birleşmiş Milletler toplantılarına tam katılımını engelleyecek kısıtlamaların Filistin’in haklarına ve BM’nin rolüne müdahale anlamına geleceğini belirtti.
Açıklamada, BM toplantılarına katılmak üzere akredite edilen resmi Filistin heyetinin tüm üyelerinin erişiminin güvence altına alınması gerektiği ifade edildi.
Filistin Dışişleri ve Diaspora Bakanlığı, ABD yönetimine kararını yeniden değerlendirme, yaptırım ve kısıtlama politikasını durdurma ve ihtilaflı konuların ele alınması amacıyla doğrudan Filistin-ABD diyaloğu başlatma çağrısında bulundu.
Açıklamada ayrıca, New York Deklarasyonu, ilgili BM kararları ve barış planının uygulanmasının desteklenmesi istendi. Bunun işgalin sona erdirilmesine ve Doğu Kudüs’ün başkent olduğu bağımsız ve egemen Filistin Devleti’nin kurulmasına katkı sağlayacağı belirtildi.
Filistin Devleti’nin ulusal ve uluslararası yükümlülüklerine bağlı kalmayı, reform programını sürdürmeyi ve Filistin halkının haklarını siyasi, diplomatik ve hukuki barışçıl araçlarla savunmayı sürdüreceği ifade edildi.
Hibya Haber Ajansı
